SİLDER Başkanı Ersoy, CNN Türk'te sağlık iletişiminin önemini vurguladı

SİLDER Başkanı Ersoy, CNN Türk’te sağlık iletişiminin önemini vurguladı

Dr.Ersoy: ‘’Modern tıbbın problemi insanı bütüncül olarak ele alamaması. Hasta sadece...

SİLDER Başkanı Ersoy, CNN Türk'te sağlık iletişiminin önemini vurguladı
Diziler ve filmler gençleri intihara mı teşvik ediyor?

Diziler ve filmler gençleri intihara mı teşvik ediyor?

Yeni bir çalışmada, intihar içerikli dizi ve filmlerin gençlerde intihar merakını yüksek...

Diziler ve filmler gençleri intihara mı teşvik ediyor?
SİLDER Genel Kurulu yapıldı

SİLDER Genel Kurulu yapıldı

Sağlık İletişim Derneği (SİLDER)’nin ikinci Olağan Genel Kurul Toplantısı,  11...

SİLDER Genel Kurulu yapıldı
Sağlık İletişimi Derneği Olağan Genel Kurul Duyurusu

Sağlık İletişimi Derneği Olağan Genel Kurul Duyurusu

  Sağlık İletişimi Derneği 2016 yılı Olağan Genel Kurulu 4.6.2016 günü saat...

Sağlık İletişimi Derneği Olağan Genel Kurul Duyurusu
SİLDER'den uluslararası proje

SİLDER’den uluslararası proje

Sağlık İletişimi Derneği davetlisi olarak  10 ülkeden gelen 16 sağlık muhabiri, 2 gün...

SİLDER'den uluslararası proje
Türk Toraks Derneği ile 'Hekimin Medya Kılavuzu' Eğitimi Gerçekleştirdi

Türk Toraks Derneği ile ‘Hekimin Medya Kılavuzu’ Eğitimi Gerçekleştirdi

Sağlık İletişimi Derneği tarafından gerçekleştirilen ‘Hekimin Medya Kılavuzu’...

Türk Toraks Derneği ile 'Hekimin Medya Kılavuzu' Eğitimi Gerçekleştirdi
En çok hangi sağlık haberleri yayınlanıyor?

En çok hangi sağlık haberleri yayınlanıyor?

Bu yılın ilk dokuz ayında yazılı basında 256 binden fazla sağlık haberi yayınlanınrken,...

En çok hangi sağlık haberleri yayınlanıyor?
Dernek Başkanımız Sağlık Raporu programında konuştu

Dernek Başkanımız Sağlık Raporu programında konuştu

  Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr.İbrahim Ersoy, TVNET’te yayınlanan ve...

Dernek Başkanımız Sağlık Raporu programında konuştu

Posts Tagged With 'sağlık iletişimi'

SİLDER Başkanı Ersoy, CNN Türk'te sağlık iletişiminin önemini vurguladı 0

SİLDER Başkanı Ersoy, CNN Türk’te sağlık iletişiminin önemini vurguladı

Dr.Ersoy: ‘’Modern tıbbın problemi insanı bütüncül olarak ele alamaması. Hasta sadece fiziksel olarak değil, psikolojisi, yaşadığı çevre ve sosyal hayatı da göz önüne alınarak tedavi edilmeli. Ancak günümüz hekimlerinin buna ne vakti var ne de hasta-hekim ilişkisi buna izin veriyor.’’

CNN Türk ekranlarında yayınlanan Gündem Özel Programı’nın 24 Eylül tarihli yayınında hasta, hastalık, sağlık ve tedavi kavramlarının yanı sıra; hasta olmadan hastalıkların fark edilmesi ve önlenmesi mümkün mü? Her hastaya aynı tedavi ve ilaç dönemi bitti mi? Kişiye özel tedavi nedir? Nasıl yapılır? Tedaviyi değil, sağlıklı olmayı esas alan yeni yöntemler neler? Psikolojinin hastalıklar üzerindeki etkisi ne? sorularına da yanıt arandı.

 

ibrahim2

 

Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. İbrahim Ersoy,  İstanbul Üniversitesi ‎Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Uludüz, Fizyoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oytun Erbaş, Üsküdar Üniversitesi  Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Korkut Ulucan ve Lefke Avrupa Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu’nun konuk olduğu programda sağlık çalışanlarının yaşadığı problemler de gündeme geldi.

 

Hekimlerin branş seçimi sonrası daha çok kendi alanlarına yoğunlaştığını ve diğer branşlarla bütüncül bir tedavi uygulamaktan uzaklaştıklarını dile getiren Yrd. Doç.Dr. Oytun Erbaş,

‘’ Az konu hakkında çok şey bilen uzmanlık alanları sorgulanır hale geldi.  Bütüncül bir tıp anlayışı olmalı ve doktorluk anlayışımız Dr.House tipi olmalı. House hastayı her yönüyle ele alıyor. Hastanın nerede yaşadığından sosyal hayatına kadar pek çok noktayı inceliyor.’’ dedi.

Erbaş’ın dile getirdiği bütüncül yaklaşım için doktorların yeterli vaktinin olmadığına dikkat çeken Dr.İbrahim Ersoy, ‘’Hekimlerin sorunlarından biri de MHRS sisteminin de kullanılmaya başlanması ile zaman problemi oldu. Hastalarına sadece 5 dakika ayırabilirken bu bütüncül yaklaşımı uygulamak zor olacaktır. Modern tıbbın problemi insanı bütüncül olarak ele alamaması. Hasta sadece fiziksel olarak değil, psikolojisi, yaşadığı çevre ve sosyal hayatı da göz önüne alınarak tedavi edilmeli. Ancak günümüz hekimlerinin buna ne vakti var ne de hasta-hekim ilişkisi buna izin veriyor’’ şeklinde konuştu.

Sosyal tıp uygulamalarının öneme dikkat çekilen programda, sosyoloji, felsefe ve iletişim gibi sosyal bilimlerin tıp bilimi ile beraber yol alması gerektiği vurgulandı.

‘’SGK hastalık tanımlarına göre ilaç yazmak zorundayız’’

Prof.Dr. Derya Uludüz,  ‘’Biz doktorla birbirimizden haberdar olamıyoruz. Aldığımız eğitim çok iyi ama dar alanda sıkışıp kalıyoruz. Bunun bir nedeni hastaya ayıracağımız yeterli vaktin olmaması. Bir diğer neden ise Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK)’nun hastalık kodları. Sistemde yer alan hastalık kodlarına göre ilaç yazabiliyorsunuz ve bütüncül yaklaşımda vermeyi planladığınız ilacı hastanıza veremiyorsunuz. ‘’ ifadelerini kullandı.

İnsan genetik bilgisinin çözümlenmesi ile çok sayıda hastalıkla mücadelenin daha kolay hale geleceğini söyleyen Doç.Dr.Ulucan, Hollanda’da yapılan bir çalışma sonrası insan genom bilgisinin kredi kartı benzeri bir kart ile cepte taşınabildiğini ve hastalıkların tedavisinde ilaçların deneme – yanılma şeklinde tedavi edilme oranlarının azaltılabileceğine dikkat çekti.

Hasta rolünün ve tanımı konularına değinen Hablemitoğlu ise, ‘’Hasta rolü sadece mutlak iyileşme çabası değil, hastalıkla yaşama yeteneğidir. Hasta olmak biyolojik ve psikolojik olmanın yanında toplumsal bir roldür. Hastalık kalıpları değiştiği gibi bu da değişiyor. Hasta olmak bireyin zamanını, enerjisini, parasını ve duygularını talep eder ve baskı yaratır.’’ dedi.

Programda, hasta-hekim ilişkisinin artırılmasında sağlık iletişiminin rolü, sağlık okuryazarlığı, alternatif tıp, bilimsel araştırmalarda dikkat edilmesi gereken önemli konu başlıkları, tıbbın şirketleşmesi ve koruyucu sağlık gibi çok sayıda önemli konu başlığı ele alındı.

 

Hekimlerin branş seçimi sonrası daha çok kendi alanlarına yoğunlaştığını ve diğer branşlarla bütüncül bir tedavi uygulamaktan uzaklaştıklarını dile getiren Yrd. Doç.Dr. Oytun Erbaş,

Sağlık İletişimi ve Yeni Medya 0

Sağlık İletişimi ve Yeni Medya

medyasaglik

Son birkaç dekattır, sağlık iletişimi uygulamaları ve araştırmaları hızla gelişmiştir. Sağlık iletişimi, sağlığı geliştirme yaklaşımı ile uyumlu olarak, bireylerin, kurumların ve halkın önemli sağlık sorunları hakkında bilgilendirme, etkileme ve motive etme, sanat ve tekniğidir. Sağlık iletişimde, başta internet olmak üzere, yeni medya yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu alandaki çalışmalar Sağlık Bilgisi Arama Davranışı (SBAD) üzerine yoğunlaşmıştır. SBAD, medya gibi çeşitli kaynaklardan elde edilen sağlık bilgisiyle, aktif ihtiyacı tatmin eden bir davranıştır. Yeni medya, sağlık kampanyalarında da yaygın olarak kullanılır. Medya kampanyaları, toplumdaki çeşitli sağlık davranışlarını etkilemeye yönelik olarak kullanılır. Sağlık iletişiminde yeni medya kanallarının yaygın kullanımı bireyin ve toplumun sağlığının geliştirilmesi için bir fırsattır. Ancak, bu soruna yönelik bir kontrol mekanizmasının olmaması, mevcut bilgilerin güvenilirliği ile ilgili sorunlarına neden olmaktadır.

 

MAKALENİN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Kadriye AVCI, Yrd. Doç. Dr., Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, E-posta: drkavci@yahoo.com

Zakir AVŞAR, Prof. Dr., Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi, E-posta: zakiravsar@gmail.com 

İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi – Sayı 39 / Güz 2014

SİLDER, Uyuşturucuyla Mücadele Çalıştayında aktif rol aldı 0

SİLDER, Uyuşturucuyla Mücadele Çalıştayında aktif rol aldı

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı ve Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulu Başkanı Bülent Arınç, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Prof.Dr.Necdet Ünüvar’ın katıldığı 1. Uyuşturucu ile Mücadele Şurası Ankara’da yapıldı.

calistay1

Şura kapsamında ilk gün çğleden sonra ve ikinci gün yapılan çalıştaylarla Uyuşturucu ile mücadelenin yol haritası belirlendi.

 

Sağlık İletişimi Derneği’nin de kurumsal olarak katıldığı Uyuşturucu ile Mücadelede İletişim Çalıştay’ında 45 kişinin katılımıyla konuyla ilgili iletişim stratejisi ele alındı.

 

calistay7

 

İletişim Çalıştayının Moderatörlüğünü Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof.Dr.Erkan Yüksel yaparken, yardımcılığını SİLDER Başkan Yardımcısı Yeşim Sert Karaaslan, raportörlüğünü ise Sağlık Bakanlığı Müşaviri Murat Kalem yaptı.

calistay2

 

 

calistay4

 

calistay3

Kasım 29, 2014 in Bizden Haberler, Slider
SİLDER Fatih Portakal ile aile hekimlerini bir araya getirdi 0

SİLDER Fatih Portakal ile aile hekimlerini bir araya getirdi

 

  • Sağlık İletişimi Derneği (SİLDER)’nin düzenlediği ‘Hekim ve Medya’ konulu oturumda FOX TV Ana haber sunucusu Fatih Portakal aile hekimleriyle bir araya geldi.

port1

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF)’nun düzenlediği AHEKON 2014’te Sağlık İletişimi Derneği tarafından düzenlenen oturumda aile hekimleri ve Fatih Portakal biraraya geldi.

 

Oturum Başkanlığını SİLDER Genel Başkanı Dr.İbrahim Ersoy’un yaptığı toplantıda aile hekimleri sorunlarını birinci elden iletme şansı buldu. Dr.İbrahim Ersoy oturum başında yaptığı konuşmada SİLDER’i sağlık çalışanlarıyla medya çalışanlarını bir araya getirmek için kurduklarını iletirken, her iki tarafın da birbirlerini daha çok anlamaya çalışması gerektiğini, bu tür organizasyonların da bu ilişkiyi geliştirmek olduğunu kaydetti.

 

port2

 

AHEF Başkanı Dr.Murat Girginer ise yaptığı konuşmada başta aile hekimleri olmak üzere hekimlerin medyada yanlış anlatıldığını, bu durumun ise günlük yaşantıda doğrudan hastalarla temas kuran hekimler için sıkıntı yarattığını dile getirdi.

Yaklaşık 2.5 saat süren oturumda Fatih Portakal ise hekimlerden gelen soruları cevaplandırdı. Aile hekimleriyle ilgili bilgisinin daha önce çok yetersiz olduğunun farkına vardığını belirten Fatih Portakal, haber yapma sürecinde medya çalışanlarının da içinde bulundukları zorluklardan bahsetti. Özellikle sağlıkta şiddet haberlerinin tartışıldığı oturumda Fatih Portakal, hekimlere yönelik olumsuz haberlerde hekimlere mikrofon tutmalarına rağmen konuşmadıklarını belirtti. Portakal, aile hekimlerinin sorunlarına haber programında daha çok yer vereceğini belirtirken, sosyal medyada da gereken desteği vereceğini kaydetti.

 

Kasım 24, 2014 in Bizden Haberler, Slider
Sağlık haberciliğinde 'uzmanlık' çağrısı 0

Sağlık haberciliğinde ‘uzmanlık’ çağrısı

 

  • Toplumda sağlık okuryazarlığı düzeyinin artırılmasında medyanın önemli rol üstlendiği ancak tek başına itici güç olamayacağı; nitelikli bilgi için sağlık haberciliğinde uzmanlaşılması gerektiği belirtildi.

 

medyasaglik

Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı tarafından düzenlenen “Toplumda Sağlık Okuryazarlığı Düzeyinin Yükseltilmesinde Medyanın Rolü” temalı “Sağlıkta Sektörler Arası İşbirliği Sempozyumu” sonuç bildirisi açıklandı.

Alanda söz sahibi gazeteci, akademisyen ve Sağlık İletişimi Derneği (SİLDER) ile Eğitim ve Sağlık Muhabirleri Derneği’nin (ESAM) de bulunduğu sempozyumun sonuç bildirisinde, toplumda sağlık okuryazarlığı düzeyinin yükseltilmesinde medyanın daha etkili ve yararlı olabilmesi için önerilerde bulunuldu.

-“Sağlık okuryazarlığı eğitimi her öğretim kademesinde yer almalı”

Toplum sağlığının geliştirilmesinde bütün sektörlerin doğrudan ya da dolaylı rolleri ve sorumlulukları olduğu vurgulanan bildiride, sağlık okuryazarlığının sağlığın geliştirilmesinde vazgeçilmez bir unsur olduğuna dikkat çekildi. Bu konudaki çalışmalarda medya ile birlikte tüm sektörlerin işbirliği içinde ele alınması gerektiği ifade edildi.

Sağlık okuryazarlığında medyanın çok etkili olduğuna işaret edilen bildiride, şunlar kaydedildi:

“Buna karşın, sağlık okuryazarlığının geliştirilmesinde medyaya gereğinden fazla sorumluluk yüklenmemeli ve bu konuda tek başına bir itici güç olamayacağının farkında olunmalı.

Sağlık okuryazarlığı ile ilgili eğitim, okul öncesi dönemden başlayarak her öğretim kademesinde yer almalı. Halkın sağlık okuryazarlığı konusunda talepte bulunmasını sağlayıcı politika ve stratejiler geliştirilmeli.

Eğitim durumu, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, yaşanılan yer gibi etmenler dikkate alınarak değişik gereksinimleri olan kişi ve gruplara ulaşmak üzere o gruplara uygun farklı yaklaşımlar geliştirilmeli.”

Bildiride, sosyal, ekonomik, politik, teknolojik ve kültürel bağlamda disiplinler arası işbirliği sağlanması gerektiği de belirtilerek, “Sağlık okuryazarlığı konusunda ortak bir yaklaşım oluşturmak, politikalar geliştirmek, çalışmaları izlemek, değerlendirmek ve denetlemek üzere bütün paydaşların (sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, medya kuruluşları, meslek örgütleri, TÜBİTAK, RTÜK gibi) aktif olarak katılacağı bir platform oluşturulmalı” ifadesine yer verildi.

-Sağlık Bakanlığı, koordinatör görevi üstlenmeli

Sağlık Bakanlığının, sağlık okuryazarlığı geliştirmek, izlemek ve paydaşlar arasındaki işbirliğini sağlamak üzere koordinatör görevi görmesi gerektiği vurgulanan bildiride, şu önerilerde bulunuldu:

“Medya kuruluşları, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ile Halkın Yararı İçin Sağlık Haberciliği Bildirgesi’nde yer aldığı gibi sorumluluk ve etik ilkeler çerçevesinde kişi ve hasta haklarını gözeten, politize edilmemiş, yalın, abartısız, kanıta dayalı, sansasyondan kaçınan, insanlara umutsuzluk ya da sahte umut vermeyen, toplumu bilim dışı uygulamalara özendirmeyen haber ve bilgi aktarımı yapmalı.

Yeni medya teknolojilerinin sağlık okuryazarlığının arttırılmasında aktif kullanımına dair stratejiler geliştirilmeli. Medyanın sağlık okuryazarlığına dair hizmet kapasitesi ve kalitesi geliştirilmesi için Akademi medya ilişkisi arttırılmalı, bu amaçla lisans ve yüksek lisans eğitimleri yanı sıra bu kurumların işbirliği içinde çalışmalarını geliştirici mekanizmalar kurulmalı.”

Bildiride, akademi ile işbirliği içerisinde sağlık habercisi olarak görev yapanların kısa süreli hizmet içi eğitimleri ile niteliklerinin artırılması gerektiği vurgulanarak, “Habercilikte uzmanlaşma ve branşlaşmaya gidilmeli, sağlık haberciliği de bir uzmanlaşma dalı olarak ele alınmalı” görüşünde birleşildi.

Sağlık hizmeti sunucularının mezuniyet öncesi eğitim programlarına sağlık okuryazarlığının eklenmesi gerektiği aktarılan bildiride, sağlık eğitimcisi olarak öğrenimlerine katkı sağlayacak uygulamaların yapılması önerisinde bulunuldu.

Bildiride, her sektörde sağlık politikası yaklaşımı çerçevesinde, medya sektörü dahil, sağlık hizmetlerinde rolü olan bütün sektörlerin sağlık konusundaki girişim ve uygulamalarının periyodik olarak değerlendirilmesi ve hazırlanacak yıllık sağlık karnesinin kamuoyuna açıklayan bir mekanizmanın oluşturulması gerektiği kaydedildi.

 

Tıp dünyasına artık iletişimciler girecek

 ABD’de hızla yaygınlaşmaya başlayan “sağlık iletişimi” sayesinde hasta ile hekim arasında kurulmakta zorlanılan iletişimin kolaylaştığına dikkat çekildi. Sağlık iletişimiyle birlikte hastaların tedavi yöntemleri ve süreçleri üzerinde karar verme olanağı yakaladığı kaydedildi.

 

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İletişim Fakültesi Misafir Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Jessica Akey, New York Eyalet Üniversitesi (SUNY) Fredonia ile İEÜ işbirliğinde yürütülen Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Uluslararası Ortak Lisans Programı kapsamında Türkiye’ye geldi. Akey, ABD’de hekim ile kanser, AIDS gibi ağır hastalık yaşayanlar ve hasta yakını arasında oluşabilen iletişimsizliğe karşı “sağlık iletişimi uzmanlığının” yaygınlaşmaya başladığını belirtti.

Akey, tıp alanında eğitim gören uzmanların iletişim konusunda eksik kaldığını kaydederek, “Tıp alanında eğitim gören uzmanlar, çok fazla akademik bilgi alıyor. Bu bilgilerin sıradan insanlara ulaşmasında zaman zaman doğru yol izlenmiyor, teknik kalabiliyorlar. Bu da sağlık iletişimi ile daha kolay çözümleniyor. Özellikle ağır hastalıkları olan kişilere, hasta yakınlarının nasıl davranması gerektiğine yönelik doğru bilgilendirmelerin sağlık iletişimcileri tarafından yapılması gerekir” dedi.

‘SAĞLIK HERKES İÇIN…’

Hastalıkların kişilerden saklanmasının doğru olmadığını ancak bunun kültürden kültüre farklılık gösterebileceğine işaret eden Akey, New York Eyalet Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde bu alanda uzmanlık eğitimlerinin verildiğini söyledi. Sağlık iletişiminin sağlıkla ilgili her türlü iletişimi kapsayan bir alan olduğunu aktaran Akey, “Hasta, hasta bakıcı, hemşire, doktor ve hatta diyetisyen, fizyoterapist gibi taraflar arasındaki etkileşimi de kapsayan kişilerarası bir alan olarak nitelendirilebilir. Sağlık iletişimi son birkaç yıldır popülerlik kazanan bir alan haline geldi çünkü sağlık herkes için önemli bir konu ve herkes bir şekilde kendi sağlığıyla ilgilenmek zorunda kalıyor” diye konuştu.

‘SAĞLIK İLETIŞIMCILERI, DUYGU DÜNYASINA DOKUNUYOR’

Kendisinin yeme bozukluğu, AIDS hastaları ve organ bağışı üzerine araştırmalar yaptığını anlatan Akey, “Sağlık iletişimi hem sağlığı hem de insan davranışlarını kapsayan bir alan. Doktorlar işin daha çok mekanik kısmıyla ilgilenirken sağlık iletişimi uzmanları daha çok hastanın duygu dünyasına, sosyal yaşamına odaklanıyorlar. Ayrıca hastalar sağlık iletişimi sayesinde tedavi yöntemleri ve süreçleri üzerinde karar verme olanağı yakalıyorlar. Doktorun tedaviye yönelik bir uygulamasına onay vermenin ötesinde bu süreçte söz sahibi olabiliyorlar. Farklı tedavi yöntemleri talep edebiliyorlar çünkü genelde bir hastalığın tedavisi için pek çok yöntem söz konusu olabiliyor. Bu iletişim sayesinde hasta kendisine en uygun olanını seçme fırsatına sahip oluyor” şeklinde konuştu.

İLETIŞIMCIDEN ÖNERILER

Hekimlerin öncelikle hasta merkezli bir iletişim şeklini benimsemelerini tavsiye eden Akey, ABD’de de tıp eğitiminin ilk iki yılında sağlık iletişimine yönelik dersler verildiğini ifade etti.

 

STAR

Ağustos 02, 2014 in Sağlık İletişim Haberleri
"Sağlıkta şiddeti, sağlıklı iletişimle azalttılar" 0

“Sağlıkta şiddeti, sağlıklı iletişimle azalttılar”

 

  • Kırklareli Sağlık Müdürlüğünün uyguladığı ”Sağlıklı İletişim Kuralım Projesi” kapsamında, sağlık çalışanları ve vatandaşlara verilen eğitimlerle, hastanelerde yaşanan şiddet olaylarının azaldığı bildirildi.

saglikta_siddet

 

KIRKLARELİ-Proje Koordinatörü Cihangir Bayburtluoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, proje kapsamında sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınlarına, stres yönetimi ve öfke kontrolü gibi konularda eğitim verdiklerini verdiklerini söyledi. Eğitimlerin faydalı olduğunu ifade eden Bayburtluoğlu, şöyle konuştu:

”Sağlık personelimize yapılan saldırı ve hakaretler mahkemelere taşınıyor. Biz de bu tür olayların yaşanmaması için bilgilendirme toplantıları, karikatür sergileri düzenledik. Eğitimlerimizin bir çoğu öfke üzerine oldu. Projemizi vatandaşlara iyi anlattığımızı düşünüyoruz. Projenin meyvelerini toplamaya başladık. Eğitimlerimiz sonucunda hasta ve hasta yakınları ile sağlık personeli arasında yaşanan bir takım sözlü ve fiili olumsuzluklar azaldı.”

Bayburtluoğlu, projenin Trakya Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle ve 50 bin liralık bütçeyle yürütüldüğünü, bu çerçevede sinema günleri ve gala gecesi gibi etkinlikler de gerçekleştirdiklerini vurguladı.

Eğitimlerle, acil sağlık hizmetleri için 112’ye yapılan gereksiz aramaların da azaldığını aktaran Bayburtluoğlu, çalışmalar sayesinde vatandaşlarla sağlık personellerinin birbirini daha yakından tanımaya başladığını dile getirdi.

Bayburtluoğlu, projeye destek veren başta Kırklareli Valisi Mustafa Yaman olmak üzere herkese teşekkür etti.

 

Üniversitelerde sağlık iletişimi dersi konulmalı!

İstanbul Bilgi Üniversitesi Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Yüksek Lisans programı Sağlık İletişimi dersi kapsamında, sağlık sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getiren ve sektörün ortak bir dil oluşturmasında Sağlık İletişimi’nde paydaş önemine değinen seminer; hasta, doktor, toplum, medya, teknoloji, ilaç  gibi sağlık sektörünün tüm paydaşları gözünden sağlık iletişiminin önemine dikkat çekti.

Saglikimi

John Lennon’ un “İmagine” adlı parçasının piyano eşliğinde yorumlanmasıyla başlayan seminerin moderatörlüğünü İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Seray Öney Doğanyiğit yaptı. Doğuştan gelen temel bir insani hak olan yaşam hakkı yanında sağlık hakkının da önemine değinen Doğanyiğit, sağlıklı bir toplum ve sağlıklı bir gelecek hayali arzu ettiklerini belirterek seminere açılış verdi.

Sağlık İletişimi Nedir?

Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, “Bireyin ve toplumun sağlığının korunup geliştirilmesi için bireye ve çevresine yönelik olarak alınacak tedbirlerin tümü, koruyucu sağlık hizmetleridir. Sağlık İletişimi ise doktor hasta ilişkisinin sorunsuz gerçekleşmesinde bireysel iletişimi geliştirmeye katkı sağlamanın yanısıra sağlık alanında her türlü bilgiyi sağlamak, önerileri doğru aktarmak, bilgilenmiş bir kamuoyu oluşmasına yardım etmektir.” dedi.

Doç. Dr. Elgiz Yılmaz Hedef Kitle ve Paydaş’ın tanımını yaparak paydaş yönetiminin önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Elgiz Yılmaz, konuşmasında , sağlık iletişiminin paydaşlar arasındaki etkileşiminin , genel anlamda birbirlerini algılama sürecini kolaylaştırdığını ve ayrıca paydaşlar arasında etik bir iletişimi sağlayabileceğini , tüm bunlarında etik bir Dünya oluşumuna çok büyük katkıları olacağına” vurgu yaptı.

Tedavi süreciyle ilgili verilecek en olumsuz bilgi bile belirsizlikten iyidir

Canan Perdahlı Hasta -Hekim İlişkisinde Yaşananları aktarırken etkin iletişim hakkında“Eğer beden dili iyi bir şekilde kullanılırsa; çözümleyici, yapıcı ve kişilerin mutluluğuna, katkıda bulunacak sağlıklı ve nitelikli bir iletişim gerçekleştirilmiş olur” dedi. Sözlerine “İletişimin tam ve yeterli olması, tedavinin gidişatını ve hastanın sağlık durumunu olumlu etkiliyor. Etkin iletişimin, hastanın sadece duygusal sağlığı üzerinde değil, ağrı denetimi üzerinde de olumlu etkisi vardır. Tedavi süreciyle ilgili verilecek en olumsuz bilgi bile belirsizlikten iyidir. Hekimler ve sağlık personeli açısından iletişim becerilerinin gelişmiş olması profesyonelliğin gereği olduğu kadar, mesleki tükenmişlik yaşamamaları için de yararlı olacaktır” diyerek devam etti.
Üniversitelerde sağlık iletişimi dersi konulmadır!

Doç. Dr. Kemal Memişoğlu: Konuşmasına kendi hayatındna bir anektodla başlayan memişoğlu” Babam beyin tümöru hastasıydı, bir gün rahatsızlandığında onu hastaneye götürdüm. Okmeydanı hastanesinde ne olduğunu öğrenmeye çalıştım, ama doktordan detaylı bilgi almak istediğimde soruya çok kısa cevap aldım. O zamanlar hastaya ameliyat yaptıkları zaman ona hiçbir soru sormadan, hastanın ne ameliyatı olacağını, kimin ameliyat yapacağını bile bilmeden yapılıyordu ameliyatlar. Karşı tarafın duygularını dikkate almalıyız.”dedi
Aynı dili konuşmak gerekiyor
Hasta açısından sağlık ileitşiminin önemine değinen Europpa Donna Yönetim Kurulu Üyesi Canan Perdahlı kendi hikayesindne yola çıkarak kendisinin profesyonel bir hasta olarak tanımlayıp doktor- hasta iletişiminde ortak dili konuşmanın önemne değindi. Perdahlı“Patoloji sonucunuz pozitif” denildiğinde ne anlamak gerekiyor. Hastanın anlayacağı dildekonuşulmalı. Hastanın doktorla her zaman görüşe bilmek ihtimalı olduğunu bildiğinde hasta ağrısını  pratik olarak daha da kontrol edebiliyor.” dedi

Sağlık sektörü bir sahne, başrolde 2 oyuncu: Derdi Olanlar ve  Devayı Sağlayanlar

AİFD Etik Danışmanı Bülent Becan, ilaç sektörü açısından iletişimin önemini aktardığı konuşmasında şu bilgileri verdi:

“İlaç geliştirmek, bir iletişim sürecidir. Bugün artık hastalar, hasta yakınları, hasta dernekleri, hekimler, sosyal hizmet görevlileri, sigorta şirketleri ve tedavi maliyetinin büyük kısmını veya tamamını üstelenen kamu maliyesi, ilaç geliştirilmesinde rol oynuyor. Hangi hastalıklarda ne süre ile patent koruması sağlayacağını söyleyen kamu otoritesi, AIDS örneğinde gördüğümüz gibi, ilaç geliştirilmesinde aktif rol oynayan hastalar ve hasta baskı grupları son otuz yıllık ilaç gelişimine damgasını vurdu.”
Becan “AIDS hastaları arasında eğer Rock Hudson gibi ünlü insanlar olmasaydı, ilaç geliştirilmesi bu kadar hızlı olmayacaktı.” dedi.

Haziran 03, 2014 in Sağlık İletişim Haberleri, Slider

Text Widget

Aliquam ut tellus ligula. Nam blandit massa nec neque rutrum a euismod t ellus ultricies! Phasellus nulla tellus, fringilla quis tristique ornare, condi mentum non erat. Aliquam congue or nare varius, tristique ornare, condi mentum non erat. Aliquam congue or nare varius, tristique ornare, condi mentum non erat. Aliquam congue or nare varius.